Neden aşı olmak istemiyorlar: Aşı kararsızları anlattı, uzmanlar tek tek yanıtladı!

 Neden aşı olmak istemiyorlar: Aşı kararsızları anlattı, uzmanlar tek tek yanıtladı!

Neden aşı olmak istemiyorlar: Aşı kararsızları anlattı, uzmanlar tek tek yanıtladı!

Sağlık Bakanlığı, Pfizer/BiNTech ile 120 milyon dozluk aşıya imza attı, bir başka deyişle ‘tünelin sonundaki ışık göründü.’ Sonbahara kadar toplumsal bağışıklığın kazanılacağı öngörülüyor. Tabii yeterince insan aşı olmak isterse…

Sağlık Bakanlığı’ndan alınan verilere göre, Covid-19’la mücadele kapsamında uygulanan aşı miktarı 28 milyon 65 bin 684 doz oldu. Bu sayı her geçen gün artmaya devam ediyor. Aşı sırasının bir an önce gelmesini bekleyenler olduğu gibi, bu konuda tereddüt edenler ve hatta “Asla aşı olmam” diyenler de var. Ve sayıları hiç de az değil. 

İstanbul İl Sağlık Müdürü Kemal Memişoğlu’na göre günlük 170 bin doz aşı randevusu açılıyor ancak bunun sadece 20-30 bini doluyor. 65 yaş üzeri için aşılamanın başlamasının üzerinden aylar geçmesine rağmen yüzde 18 hâlâ aşı olmadı. 55 ile 64 yaş arasındaki aşılama oranları ise sadece yüzde 62. 

Peki neden aşı olmuyorlar?

‘Sıra geldi ve olmadım’ veya ‘Sıra gelse bile olmam’ diyen aşı kararsızları ve karşıtlarıyla konuştuk ve “Neden?” diye sorduk. Aldığımız cevapları da İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alper Şener ile Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fatma Nurhayat Saydam’a ilettik. Uzman isimler, aşı olmak istemeyenlerin kafasındaki soru işaretlerine tek tek yanıt verdi.

Bir aşının ortaya çıkması için en az 5-6 sene gerekli. 6 ay içinde alınan sonuçlar bana güvenilir gelmiyor. 3-4 sene denenen aşılarda bile hasar oluşturduğu görülebiliyor. Ben bunun riskini almak istemiyorum. Koronavirüs bana göre pandemi ilan edilecek bir hastalık değil. Koronavirüs bence gribin biraz daha ağır seyreden versiyonu. Ben koronavirüs geçirmedim ama geçiren arkadaşlarım çok hafif atlattı. Ağır geçirenler de normalde gribi de ağır geçirenler oldu. Bu sebeplerden dolayı aşı olmak istemiyorum.

Ş.Ü. (33, Spor Eğitmeni)

Korona benim için bir tür grip virüsü. Ve ben grip için aşı olmayı gereksiz buluyorum. Eğer gerçekten böyle bir hastalık var ise (ki olduğuna dair inancım yok, pandemi diye bize yaşatılan şeyin farklı bir amacı olduğu düşüncesindeyim) bulunduğu iddia edilen aşının bu kadar yoruma ve yanılgıya açık olması düşündürücü. Güven vermiyor. Bu yüzden eğer kendi tercihimse bu, aşı olmayacağım.

H.Y. (40, Spor Eğitmeni)

Koronavirüsün insanlık tarihinin en kapsamlı aldatmacası olduğuna inandığım için ne aşı oldum ne de olurum.

UZMAN: COVİD GRİPTEN 4 KAT DAHA ÖLDÜRÜCÜ

Prof. Dr. Alper Şener: Aslında bunun cevabı rakamlarda; grip virüsünün öldürücülüğü % 1’in altındadır. Covid 19’da bu rakam % 4 yani dört kat daha öldürücü… Bulaş hızı da aynı şekilde hesap edildi. Ama salgın ortadan kalktığı zaman grip ile aynı oranda öldürücü ve bulaşıcı kalma ihtimali yüksek. Bunu ciddiye almamak akılcı olmaz çünkü halen devam eden ölümler var.

İNANIŞ: ‘COVİD YAŞLILARI ÖLDÜRMEK İÇİN ORTAYA ÇIKTI’

M.B (86 yaşında)

Çocuklarım korona oldu ben de onlarla görüştüm diye bana test yapmaya geldiler, önce kapıyı açmadım, kovdum gelenleri. Ertesi gün çocuklarımın zoruyla test yaptırdım. Aslında hiç hasta değildim, kullandığım ilaçlar beni hasta etti. Önce ilaçlarla hasta ettiler beni şimdi de aşı olacaksın diyorlar. Çocuklarım ısrar ediyor, başımın etini yiyorlar ama ben inanmıyorum. Aşılarla yaşlılardan kurtulmaya çalışıyor tüm dünya. İlaçlarla ölmedim aşı ile mi öleyim? Ben bekleyip ecelimle öleceğim.

UZMAN: KAPİTALİST DÜZEN YAŞAMI UZATMA ÜZERİNEDİR

Prof. Dr. Alper Şener: Bu tip spekülasyonlar hep olacaktır. Komplo teorisyenleri şunu düşünmeli önce; iddia edildiği gibi olsa korona gelişmiş dünyanın da sorunu olmazdı. Bir diğer önemli satır arası ise, kapitalist mantık yaşamı uzatıp daha çok tüketime odaklıdır. 

Prof. Dr. Fatma Nurhayat Saydam:Koronavirüsün belli bir nüfusu yok etmek için ortaya çıktığına dair bir kanıt mevcut değildir. Genel kural olarak; bir salgın olması durumunda, etken ister bakteri isterse de bir virüs olsun, her zaman öncelikle toplumdaki yaşlı nüfus etkilenir. Veya yaşlılarda daha ölümcül seyreder. Bu durum tüm enfeksiyon hastalıkları için geçerlidir. Covid-19 pandemisinde durum değişmemiştir. Hastalığın ağır seyrettiği yaşlılarda ilaçların da daha az etki edeceği, yadsınamaz bir durumdur. Tüm dünyada şu an için mevcut olan ve kullanılan Covid-19 ilaçları, hastalığın ağır seyrettiği tüm yaş gruplarında kısıtlı etkiye sahiptir. Yeni ilaçların geliştirilmesi için tüm dünyada çalışmalar son hızla devam etmektedir.

Aşıya gelecek olursak, iddia edilenin tam tersine, öncelikle yaşlı nüfusun aşılanması sayesinde, bu yaş grubundaki hastaneye yatış ve ölüm oranları belirgin oranda azalmıştır. Son zamanlarda aşısız olan 40-50 yaş arası hastalan kişilerde hastaneye, yoğun bakım ünitesine yatış ve ölüm sayısında artış dikkat çekmektedir.

İNANIŞ: HABERLERİ İZLEDİM, YAN ETKİLERDEN KORKUYORUM

T.Ç (67 Emekli memur)

Şeker ve yüksek tansiyon gibi hastalıklarım var, ayrıca 2 yıl önce kalp pili taktırdım. Haberlerde aşılardan sonra ölen insanları duyunca, aşı bende de yan etki yapar mı diye korkuyorum, bu yüzden aşı olmak istemiyorum.

UZMAN: YAN ETKİLER BİRKAÇ GÜN SÜRÜYOR

Prof. Dr. Fatma Nurhayat Saydam: Covid-19 aşılarından ülkemizde mevcut olan iki aşıdan, Sinovac ile aşılanmada, diğer mevcut BioNTech aşısına göre yan etkiler daha hafif şekilde görülmektedir. BioNTech aşısının özellikle ikinci dozundan sonra yan etkinin şiddeti artmaktadır. Şiddeti değişmekle beraber, görülen yan etkilerin özellikleri genellikle benzeşmektedir. En sık rastlanan yan etkiler; aşı yapılan kolda ağrı, kızarıklık ve şişliktir. Tüm vücutta görülen yan etkiler ise; halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, üşüme titreme, ateş ve bulantıdır.

KAYNAK: https://www.google.com/amp/s/www.hurriyet.com.tr/amp/gundem/neden-asi-olmak-istemiyorlar-asi-kararsizlari-anlatti-uzmanlar-tek-tek-yanitladi-41817950

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın